Numarasiz kapi
08.30
Kapı önemli birşeydir, sizin kapınızdır. Çeliktir, ahşaptır, gösterişlidir, sadedir. Kimisi bir tekme ile açılır, kimisi kamyon çarpsa açılmaz. Kapınızın nasıl olduğu önemli değildir, önemli olan bir numarası olmasıdır. Su sipariş ederken, bir abonelik yaptırırken, pizza söylerken, bir sebepten adres verirken cadde, sokak, bina söylersiniz sıra kapı numarasına gelir. Ya kapınızın numarası yoksa?
Sizin kapıcınız var mı? Ben apartman görevlisi demeyi daha uygun bulsam da genel geçer adı “kapıcı” dır. Her kapı onun mudur? Sürekli kapı çaldığı için mi kapıcıdır? Kapıyı beklediği için mi? Kapıcılarımızın kapı numarası yoktur. Onlar adres verirken bir yerde yutkunurlar tahminim. Hayatın kendisi ve geçinme gereksinimi bu işi yapanlar tarafından benimsenmiş olsa da eşleri ve çocukları yutkunurlar bence. Hepimizin kapısından sorumlu olan bu insanların kendi kapıları yoktur.
Özel hayatın mahremiyeti her insanın en doğal hakkıdır diye düşünüyorum. Ayrıldığım apartmanın görevlisi kendilerine ayrılan o küçücük yere sığamadıkları için kendince projeler yapıp apartmanın eşya vs… konulan bölümlerinden birini mutfak haline getirmişti. Şöyle bir sorun vardı ki merdivenlerden inince doğrudan evin içine girmiş oluyordunuz. Şimdi birileri kira vermiyolar, aidat vermiyorlar, ısınma için para ödemiyorlar gibi bu işin avanta(j) larını sayacaktır. Bence bunlar her istediğimizde evlerinin içindeki bir zili çaldırabilmemiz, yataklarından kaldırabilmemiz, bir kapı numarasından feragat ettirmemiz karşılığında ödediğimizdir. Zaman onları anasının gözü olmaya doğru itiyor olsa da sonuçta insan heryerde insandır ve muşambadan kapı yapan gecekondu insanının da çöpünüzü alan adamın da onun ailesinin de insanca yaşamaya kendi adreslerini duraksamadan söylemeye hakları vardır. Nerden aklıma geldi, inanın bilmiyorum.
Eda-Metin Özülkü ve “Kim Olursan Ol”
06.08
Eda-Metin Özülkü çiftini eskiden beri beğenirim. Çünkü şarkı verdikleri her albümde onlara has sıcak bir meltem estirirler. “Oyalama Beni”, “Boşu Boşuna”, “Beyaz Güvercin” gibi şarkılar hep aynı rolü başarıyla üstlenmiştir.
Uzun bir aradan sonra ikilimiz “Issız Ada” isimli düet bir albüm yayınladılar. Bu albümdeki “Kim Olursan Ol” isimli şarkı daha önce Aşkın Nur Yengi tarafından “Aşk Kazası” albümünde seslendirilmişti. O albümde ön plana çıkmayan bu şarkıdan memnun olmamışlar ki kendi albümlerinde sözlerini değiştirerek tekrar yer vermişler. Seçilen kelimelerin bir şarkının enerjisinde, tavrında ne kadar önemli olduğunu bir de böyle kanıtlamış oldular. Aşağıda her iki sözü de yazıyorum, fırsat bulursanız ikisini de dinleyin, bakalım siz ne hissedeceksiniz.
Bu arada ne hikmetse Aşkın Nur Yengi’nin başına bu ikinci kez geliyor, Yıldız Tilbe de daha önce “Bir Benim Ol” şarkısının modifiye halini kendisi seslendirmişti.
KİM OLURSAN OL (Aşkın Nur Yengi)
Ben bilmedim beni
Seni ilk gördüğüm güne kadar
Gezmeler tozmalar ama
Söyle nereye kadar?
Ben sakladım beni
Yaşadım gizlice sana kadar
Gezmeler tozmalar aman
Söyle nereye kadar?
Yanarmıydım bilseydim
Senin olmazdım yemin ederim
Aşk olsun diye sevdim
Beni neyledin?
Kim olursan ol adımı anma
Seni yordum ah, beni unutma
Ama yetmedim güzelim anla
Sana yetmedim bana bozulma
——————-
KİM OLURSAN OL (Eda-Metin Özülkü)
Her acının bir sonu var
Üzüldün mü benim kadar
Dersimi aldım artık hayatından
Çıkıyor gibiyim
Anlamadım düne kadar
Senin yolun bana zarar
Beklemem artık derin uykudan
Uyanıyor gibiyim
Yanarmıydım bilseydim
Senin olmazdım yemin ederim
Aşk olsun diye sevdim
Beni neyledin?
Kim olursan ol adını anmam
Beni yordun ah bunu unutmam
Seviyordum anlamadın amman
Deli miyim neyim boşuna yanmam
Kim olursan ol adını anmam
Yanılır mıyım bi daha sanmam
Seviyordum anlamadın amman
Deli miyim neyim boşuna yanmam
Acik Radyo 2010 Dinleyici Destek Projesi
03.25
Bu radyonun ne kadar özel olduğunu ve nasıl özel kaldığını 2 yıl önce öğrenmiştim. Bu yıl ilk kez bir programa destekçi oldum. Açık Radyo’da 06 Haziran 2010 Pazar gününde yayınlanacak “Çocuklar İçin Dünyadan Müzik” programı benim desteğimle yayınlanacak. Bu o kadar özel bir duyguymuş ki, hayatımda yayınıyla zaten fark yaratıyordu, bu kez özel hissetmeme de neden oldu. 94,9 frekansını özellikle bugünlerde,destekçilerin ruhuyla dinlemenizi öneririm.
Sevgili dostumuz ,
Yaşadığımız dünyayı anlamlandırmak hergün daha da güçleşiyor. Ama yaşamı anlamlı kılan da bu çabanın kendisi. Ve bu çabadan vazgeçmiyoruz.Gezegenin çöküşü, savaş ve barış, hak ve hukuk, yoksunluk ve yoksulluk gibi meselelerin herkes tarafından iyice anlaşılması canalıcı önem taşıyor. Biz de olup bitenleri radyomuzda sâkin ve duru bir tonla anlatmaya çalışıyoruz. Sıkıcı ve vasatçı bir kuru gürültü karşısında iyi müziklere, iyi fikirlere ve gerçekten eğlenmeye de ihtiyacımız var. Duyulmadık şarkıları, bilinmedik yaşantıları, kültür ve sanata dair içi boşaltılamamış ne varsa gönüllü programcılarımız sayesinde birinci elden paylaşıyoruz.
Yalnızca gerçekten ve neşeden yanayız. İnsanca yaşamaktan vazgeçmemek, gelecek kuşakları adam gibi bir dünyada yaşatmak, hepbirlikte gururla omuzladığımız bir görev.
Vazgeçmiyoruz…
Açık Radyo “Dinleyici Destek Projesi” bu yıl yedinci yılına girdi. Bunca zamandır bu ortak çabamızın bir parçası olduğunuz için bir kez daha, teşekkürler…
Yolumuz “açık” olsun. İçtenlikle, sevgiler, saygılar, selamlar
