Archive for the ‘Hakkımda’ Category

If you lay down with dogs you …


2009
09.05

If you lay down with dogs you may wake up with fleas… Hayatimiza kimleri sectigimiz onun icin onemli!


2008
03.14

2 Haziran 1976 Çarşamba günü Samsun Doğumevinde doğdum. Evimiz (Harun Kurul Apt) DSİ binasının yanındaydı, yıllardır yükselen burcumu bilmek için doğum saatimi sorarken annem “baban işten çıkıp geldi işte, hesapla!” diyordu ve ben hep üzerine 5-10 dakika koyuyordum. Şimdi nerde doğduğumu ilk kez yazarken 32 yaşında jeton düştü. Ben evde doğmamıştım ki!
Doğum kolay geçmiş, en azından kardeşiminkinden daha kolay. Benim doğumumla ilgili ailenin anlattığı öyle uzun efsaneler yok.

Okula başlayacağım yıl, 1981, kendimize ait ilk evimize (Kutsal Apt) geçtik. Yanında 19 Mayıs İlkokulu (İlkadım İlköğretim) vardı ve ben orada okula başladım. İlkokulun ardından İlkadım Ortaokuluna başladım ki tam da o yıl bu okul bizim oraya taşınmıştı. 3 yıl da burada okuduktan sonra nihayet lise hayatımız evimizin bahçesinden öteye geçti. Ancak liseye başlamamla birlikte biz ev değiştirdik ve iki sokak yukarıya (Osman Arıca Apt) taşındık.  Ondokuzmayıs Lisesi benim hayatımdaki birçok değişikliğe vesile oldu. İlkokul ve ortaokulda çok fazla sosyal aktivitelere girmeyen daha kendi kabuğunda biri olan ben, yeteneklerimi incelemeye ve onları kullanmaya başladım. Sanıyorum halen çok yakın olduğum arkadaş grubumda herkesin hayatında oratoryo diye tabir ettiğimiz ve 2 yıl üstüste yaptığımız gösterilerin yeri büyüktür. 3.sınıfa geldiğimde ben bu aktivitelerin üzerine bir de koro işini ekledim. Bariton bir sesim olduğunu o zaman öğrenmiştim.

Muazzez Çavuşoğlu (Bektaş) bu noktada benim için çok önemlidir. Hem oratoryolar sırasında müzik öğretmeni olması nedeniyle fena halde sempati duyduğum, hem de koromuzun başında olması ile kişiliğine bi kat daha hayran olduğum efsaneydi. Bugünlerde Antalya’da olduğunu öğrendim ve onu tekrar bulacağım.

Makus kaderimin bir uzantısı olarak 19 Mayıs Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümüne ilk yılımda girdim. Burada makus kader ifadesi 19 Mayıs ile ilgili okul isimlerinden kaynaklanıyor. İşte ilk kez okul hayatımda yetersizlikler başgösterdi. Bu bölüm o kadar teknikti ve ben kendimi o kadar farketmiştim ki artık masa başında oturup saatlerce ders çalışıp durumda bir yanlışlık olduğunu farketmeyecek adam değildim. Bu durumla paralel olarak okulum 4 değil 5 yılda bitti. Önce Asiye Nasıl Kurtulur oyununu sahnelediğimiz tiyatro kulübüne dahil oldum. Hangi tiyatral iş içine girsem oradaki müzikleri yapan insanlarla yakın oluyordum. Demek ki benim kaderimde müzik vardı, tiyatro değil. Bir sonraki yıl Türk Sanat Müziği korosuna girdim ve orada daha mutlu oldum. Koroda olmak ve kürdili hicazkar eserler okumak ötesinde daha hareketli birşeyler yapmak istiyordum. Aynı bölümdeki arkadaşlarımla bir müzik grubu kurduk, adını da Azrak koyduk. Önce üniversitede sahneye çıkarken daha sonra Samsun’daki barlarda çalmaya başladık. O noktada sahnedeki rahatlığımı ve insanlarla kurduğum iletişimi farkettim. Devam Edecek…

Şu an okumakta olduğunuz metin Hakan Bahadırın son ütücüsünün tarafından yazılan yüksek nitelikli ve traji-talihsiz bir belgedir. İşbu hayat hikâyesinde taraflardan Hakan Bahadır benim nazarımda son derece sağlıklı ve mantıklı bir şahsına münhasır biri olmakla beraber bana verilen deli raporu sonucunda kendisinin bu anlaşmadaki kişilik özelliklerine kefil olamamaktayım. Genelde bilgisayarı ve bilgisayara benzeyen telefonuyla karşımda otururken bana hissettirdiği ağır iş adamı smokininin altında son derece sınırsız ve flaş flaş flaş ruhsal değişimlere ve deliliklere sıkça soyunan biridir. Yine işbu hayat hikâyesinde Hakan Bahadır sesini bugünlere kadar muhafaza etmiş ama en sonunda;aaaa yeter artık ben de sahnelerin gülü olacağım; diyerek isyanını dağlara yazmış bir ;yeteneği içinde patlayanlardandır. Ayrıca içine kaçmış ayrı bir özelliği de bu adamın AŞK dendiğinde söylediklerini ve hissettiklerini hissedebilen başka bir ırkın son örneği oluşudur. Kopyalanmalıdır. Yasaldır!!! Hakan Bahadır kışın ortasında gelen bahardır benim için. Gizlidir, seslidir, duyana ve görene! Özeldir özel olana. Ateşlidir içi üşüyene. Damarı derindedir, basıldığında elinize bavulunuzu verir gönderir. Onu anlamak seksle aşkı ayrı düşünebilmek gibidir. Ne seksten vazgeçebilirsiniz ne aşktan. Yani Hakanı hayat listenize aldığınızda ne Ondan vazgeçebilirsiniz ne de ona kefil olmaktan! Bu sözleşme bir kere imzalanır, pilavdan dönenin kaşığı kafasında kırılır!!!

İsmi Hakan Bahadır! Hükümsüzdür! Hamili yakınımdır!!! Canımdır!!!

Çisel ONAT