Archive for January, 2009

Tarihimin Kızları…


2009
01.20

- Seni seviyorum ben…

-Ben de seni seviyorum canım arkadaşım!

Okul hayatımın uzun sayılabilecek bir döneminde sözsüz olarak yukarıdaki diyaloğu yaşadım. Kendimi çok sorguladım, onlar serseri diye baktığım çocukların ne kadar yakışıklı olduklarını konuşurken. Onları çok sorguladım, onlar kötü davranan serserilerin ardından ağlarken.

Okuldan sonra gittiğiniz o sır ev toplantılarına ben davetli değildim. Kendi aranızda konuştuğunuz en yeni haberlerin de muhatabı değildim. Uzaktan bakar, seçtiği yeni aşkının onu üzmemesini… samimi düşünürsek son kez üzülmesini ve gerçeğe aymasını dilerdim.

32 yaşındayım, geçen gün aklıma geldi. Ben size ne sunduysam siz bana onu verdiniz. Sizin neye ihtiyacınız olduğunu, neyi yücelttiğinizi ya da nasıl bir sevgili düşlediğinizi anlayamadım. Annemin fikriyle iyi çocuk olursam, sizlerin de aşkını kazanabileceğimi sandım. Bir daha üzerinden geçtiğimde anladım;

Ben sizin yüreğinize değil sırrınıza talip oldum… Özür dilerim.

Takipsiz Gazeteci


2009
01.08

Sabahları işe giderken, Virgin Radio – Ayça Şen Başkan Pusu programını dinliyorum. Oradan düştü aklıma bu konu ve sizlerle paylaşmak istedim.

Güncel haberleri değerlendirirken, şu kayınpederi, kayınvalidesi ve görümcesi tarafından işkence/tecavüz silsilesine maruz kalan kızı konuştular. Kimleri dövmeli kimlere işkence yapmalı, hangi suçlarda adaleti insanın kendi kendine sağlayası geliyor falan. Hani deriz ya, bu adamı şişlesinler içeride… Bir açıdan düşününce insanın içini öfke basıyor da, burada katil, tecavüzcü vb… isimlendirip yargıya gönderilen insanların akıbeti haber yapılmıyor. Bunu neden söylüyorum? Suçluyu savunmak değil niyetim ancak, ilk etapta suçlu olduğu iddia edilen ve hatta suçlu olduğu gün gibi ortada görünen kişilerin yargı süreçleri çok farklı şekillenip işin içinden farklı suçlular, suç ortakları çıkabiliyor. Bizim şimdi öldürmek istediğimiz kişiler yıllar sonra beraat de edebiliyorlar. Medyamız bu yargı süreçlerini takip edip bu kişilerin aklandıklarını duyurmuyor. Bir arkadaşım bu durumda kaldığından yakinen biliyorum ki o kişinin hayatına tekrar başlayabilmesi çok zor oluyor. Yani mahkemede kanıtlayıp beraat etseniz de hayat sınavında beraatınız neredeyse imkansız oluyor. Ben haberi yayan herkesin, buna gazetecisi, radyocusu ve hatta sokaktaki adam da dahil durumdan sorumlu olduğunu ama temize çıkmayı duyurma ile ilgili sorumluluğunu zaman içinde unuttuğunu düşünüyorum. Ya da aklanmalar değil suçlanmalar daha çok ilgimizi çekiyor.

İzmir’in Buca İlçesi’nde iki yıl önce oturduğu evinde koltukta göğsünden tabancayla tek mermi ile öldürülen 22 yaşındaki Selver Yazar’ın katil zanlısı olduğu iddiasıyla tutuklanan nikahsız eşi 27 yaşındaki Sercan Naç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanırken beraat etti. Adli tıp uzmanının mahkemeye gönderdiği raporda olayın cinayet değil intihar olduğu belirtildi. Sanığın avukatı Gürkal Aydoğan Yolyapan adaletin doğru karar verdiğini söyledi.

Hadise’yi seçen AKP’liler günaha giriyor


2009
01.03

MHP Giresun İl Başkanı İsmail Yılmaz, Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise’nin, Türk kültüründen uzak olduğunu belirterek, AKP’nin de bu şarkıcıyı tercih etmesiyle günaha girdiğini söyledi.

Küçükken izlediğim bir  korku filminin sahnesini hatırlıyorum. Kızın ağzını kocaman bir iğne ile dikiyordu, katil, iblis veya her ne ise o kötü şey. Şimdi düşünüyorum, bu adama aynı şeyleri yapmaları hiç de korkunç olmazdı. Bu talihsiz açıklamaya mı yanayım, onun gibi düşünen çok fazla insanın sözcüsü olabileceğine mi?

Yeniyıla girdiğimiz dakikalarda Hadise’nin “Crazy For You / Düm Tek Tek” şarkısını dinledim. Şarkı tipik bir Eurovision şarkısı olmakla birlikte üzerinde çok fazla durulmadan seçim için hazırlandığı hissini vermişti. Nitekim Sinan Akçıl tarafından şöyle bir açıklama yapıldı:

15 şarkının içinden 3 şarkı kaldı. Hadise bu 3 şarkıyı da seslendirdi. TRT sürpriz yapıp, bestecilerin de sonucu yılbaşı gecesi öğrenmesini istedi. Bana da sürpriz oldu. Sonucu ekrandan öğrendim

Yani parça Eurovision gecesine kadar tekrar düzenlenerek altyapısı sağlamlaştırılacak. MHP Giresun İl Başkanı’na gelince, kendisinin ağzı ben yukarıdaki satırları yazana kadar dikilmiştir diye tahmin ediyorum. Ben hayatımda bu kadar aptalca bir açıklama okumamıştım. Ne bekliyordu beyefendi? Kendisi nasıl bir eseri ve yorumcuyu uygun görürlerdi acaba? Ayrıca AKP li veya değil kimin ne şekilde günaha girdiği konusunda hangi hakla yorum yapabiliyor? Ben şunu öğrendim ki, eğer birşey sizin hayallerinizin bile yakınından geçmiyorsa, oradaki estetik, başarı (veya göbek) içinizi gıcıklıyor ama siz hayatınız boyunca böyle bir güzelliğe teğet bile geçmemişseniz, ağzınız dikilene kadar konuşursunuz.

Hadise’ye ve cesaretiyle meydana çıkıp hedef olabilen herkese başarılar diliyorum…