Archive for January, 2010

Sevgili Berrin,


2010
01.10

Geçen gün yine patika olmayan yollardan birinden işe giderken “Hükmen Mağlup” isimli şarkıyı dinliyordum. Şöyle şarkının bir bölümü,

Hiç yaşanmamış süsü versem silip detayları
Öğrenecek elbet yürek düşüp yeniden ayaklanmayı
Çok olmayanı, yok saymayı…

Aklıma sen geldin çok ani, ve yol boyunca ağladım. Seninle uzun sohbetlerimiz, belki kısmen paylaştığımız acılar, hayata karşı duruşun, inancın ve ısrarla hep aynı yerde buluşup aynı yerden konuşmaya devam edebilmemiz. Bir ara gözlerimi zorla açtım ki araba kullanıyordum. Seni ne kadar özlediğimi, hayatımdan ne kadar ani gittiğini, tıpkı annem gibi ölümsüz ama bir o kadar yarım kaldığının tokadını yedim. Ne yaptığını, nerde olduğunu, mutlu veya hayatta olup olmadığını bilmiyorum şu an. Bunları e-mail adresine yazacaktım ama kayıtlara geçsin istiyorum. Bazen hiç farkında olmadığımız özlemler vardır, belki özlemekten yorulmamak için yaptığımız bencil seçimler. İşte o gün ve gecesinde rüyamda silahı o kurşunlar doldurdu. Bir yerlerde saklamışım. Uykumda da çok ağladım, bunları yazarken de ağladım, inan bilmiyorum sebebini. Belki bir Ulusoy kadar yakın olmanı isterdim.

Ben ilk kez, yaşayadığını düşündüğüm biri için içimin bu kadar acıdığını hissettim. Umarım iyisindir… Seni çok seviyorum ve bazı insanlar asla geçmiş olmazlar bunu unutma. Artık kimseye geçmiş olsun diyebilir miyim bilmiyorum, neyin geçip neyin geçmediğini de…