Archive for March, 2010

Acik Radyo 2010 Dinleyici Destek Projesi


2010
03.25

Bu radyonun ne kadar özel olduğunu ve nasıl özel kaldığını 2 yıl önce öğrenmiştim. Bu yıl ilk kez bir programa destekçi oldum. Açık Radyo’da 06 Haziran 2010 Pazar gününde yayınlanacak “Çocuklar İçin Dünyadan Müzik” programı benim desteğimle yayınlanacak. Bu o kadar özel bir duyguymuş ki, hayatımda yayınıyla zaten fark yaratıyordu, bu kez özel hissetmeme de neden oldu. 94,9 frekansını özellikle bugünlerde,destekçilerin ruhuyla dinlemenizi öneririm.

Sevgili dostumuz ,
Yaşadığımız dünyayı anlamlandırmak hergün daha da güçleşiyor. Ama yaşamı anlamlı kılan da bu çabanın kendisi. Ve bu çabadan vazgeçmiyoruz.

Gezegenin çöküşü, savaş ve barış, hak ve hukuk, yoksunluk ve yoksulluk gibi meselelerin herkes tarafından iyice anlaşılması canalıcı önem taşıyor. Biz de olup bitenleri radyomuzda sâkin ve duru bir tonla anlatmaya çalışıyoruz. Sıkıcı ve vasatçı bir kuru gürültü karşısında iyi müziklere, iyi fikirlere ve gerçekten eğlenmeye de ihtiyacımız var. Duyulmadık şarkıları, bilinmedik yaşantıları, kültür ve sanata dair içi boşaltılamamış ne varsa gönüllü programcılarımız sayesinde birinci elden paylaşıyoruz.

Yalnızca gerçekten ve neşeden yanayız. İnsanca yaşamaktan vazgeçmemek, gelecek kuşakları adam gibi bir dünyada yaşatmak, hepbirlikte gururla omuzladığımız bir görev.

Vazgeçmiyoruz…

Açık Radyo “Dinleyici Destek Projesi” bu yıl yedinci yılına girdi. Bunca zamandır bu ortak çabamızın bir parçası olduğunuz için bir kez daha, teşekkürler…

Yolumuz “açık” olsun. İçtenlikle, sevgiler, saygılar, selamlar

Açık Radyo

Artik…


2010
03.06

Artık çok uzaktan bakıyorum bize ve bir o kadar yakınım bene. Artık korkmuyorum sevmekten birini veya birşeyi, artık birinin beni sevmesi beni korkutuyor. Ben hallediyorum kendimce mesafeleri… Uzaklaşıyorum, yakınlaşıyorum, açımı değiştiriyorum, her noktadan ayrı ayrı bakıp hepsine ayrı ağlıyorum, ve hallediyorum nitekim.
Artık vicdanıma ağır hiçbirşeyi taşıyamıyorum, belki onun için biz yerine beni sırtlıyorum hep. Artık alışıyorum uzak olmaya hem çocukluğuma, hem ötekinin dünyasına. Yalnız ölmek korkusunun bize yaptırdıklarına saygı duymakla beraber artık yalnız ölmeyi de çok mesele etmiyorum. Artık biliyorum yanlışları hep yanlışlara yüklediğimi. Artık affetim sandıklarımı affetmediğimi de biliyorum. Her zaman dost olunamadığını, sıkça dost kalınamadığını da biliyorum, katılıyorum. Artık bana verilmeyenlerin bugünün değil geçmişin meselesi olduğunu biliyorum. Artık mişli geçmiş zamanın geçmiş olduğunu, ama benimle birlikte herkese de sıkça geçmiş olduğunu biliyorum. Artık sadece 3 yılın üstüne evimi temizlemek için gelen Ayşe Teyze’ye kusursuz bir sofra hazırlayarak “bak düzgün bir hayatım var” deme çabamı yadırgıyorum. Artık beni kendi mahkemelerime defalarca sanık olarak çıkaran bakışlarınızı biraz gözden geçirme zamanınız gelmemiş midir? Artık, biraz…